|
1
: 31 Ağustos 2010, 21:55:49
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
YUMURTA AKI....
Hiçbir zaman bunu kullanmak gerekmeyeceği düşünülür, ama gerektiğinde...
Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir.
Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak verilmiştir
Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım, etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı uygulamaktan oluşmaktadır.
Bir kimsenin elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır.
Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.
Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid) olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski normal rengine yeniden kavuşmuştur!
Yanan bölge yumurta akında mevcut ve aslında vitamin dolu bir plasenta (etene) olan kollajen sayesinde tamamen yenilenmiştir.
|
|
2
: 31 Ağustos 2010, 21:53:54
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
<Hulya> Sedaa kiz sana bi aroma terapi gerek  * Quits: siradan ( YarimSin@E4C3DA9D.7B5C0A49.2Laf.Net) ( http://Http://Www.2Laf.Net) * Quits: HuuS3YiN ( SohbetOp@E2464C71.77A81940.2Laf.Net) ( http://Http://Www.2Laf.Net) <s3daa> hulya:D <s3daa> ne qereqiosa <s3daa> yab <s3daa>  <ArTiZz> Hulya onu ancak bakırkoydekı hamam paklar  <s3daa>  <s3daa> artis <s3daa> boqaın <s3daa> boqarıms <s3daa> eni <Hulya> ArTiZz  * Quits: fredy ( YarimSin@EA56AB70.3A4AD415.2Laf.Net) (Ping timeout) <Hulya> Niye öyle diyorsun kiza yahuu <ArTiZz> s3daa senı yerım bn uyus  <Hulya> hamam falan  <Hulya> O temiz kiz bence  <ArTiZz> Hulya o bılıor  <s3daa> artiss <s3daa> yawaş <s3daa> yee <s3daa> midene <s3daa> baqdaş <s3daa> kurmıyım <ArTiZz> s3daa sen ıstersen folkler ekıbı kur mıdeme  <ArTiZz>   : <s3daa> muhaah <ArTiZz> sakıncası yok  * ArTiZz is now known as _LaZRaiL_ <_LaZRaiL_> sıkı durun  <_LaZRaiL_> aha geldı 
|
|
3
: 30 Ağustos 2010, 21:07:55
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
Uzmanlara göre, kadınlar daha çok melez erkek istiyor. Günümüz kızları Türk erkekleri için 'tam kıvamında' yorumunu yapıyorlar. Yani yine güçlü, koruyucu ve kollayıcılar ama duyarlılar.
* Hem duygusal davransın hem güven versin diyorsanız ‘melez erkeği’ tercih edeceksiniz.
* Ağlasın, duygusal davransın, bedenine özen göstersin, bana karışmasın, çağdaş olsun diyorsanız ‘yeni erkek’ten yana tavır alacaksınız.
* Erkek ağlamaz, ‘erkek’ gibi davransın, delikanlı olsun diyorsanız o zaman geleneksel erkek tipinden vazgeçmeyeceksiniz.
Bu kategorilendirmeyi daha da çoğaltmak mümkün. Yani hiyerarşik düzende egemen erkekten en alt sırada yer alan homoseksüel erkeğe kadar birçok erkek tipi bulunuyor. 90’lı yıllardan itibaren yoğun olarak tartışılan kadın konusu, yerini artık erkeğe bırakıyor. Yeni model erkek nasıl oluyor?
· Şehirli, medeni, çağdaş ama delikanlılar · Giyinmesini, yemesini, içmesini biliyorlar. · Kadınları eğlendiriyor, iyi dans ediyorlar. · Geleneksel erkek değerlerine sahip çıkıyorlar. · Evlenilecek kadınla, eğlenileceğini ayırıyorlar. · Ailesinin kadınlarının namusunu koruyorlar. · Duygusal, ağlayabiliyorlar. · Bedenine özen gösteriyorlar. · Gençler arasında yaygın. · Sürekli bakıma gidiyorlar. · Saçlarını boyatıyorlar.
Maço-light erkek
Uzmanlar, erkeklik anlayışının 19. yüzyılda değişmeye başladığını, ailesine daha yakın, kadınlara daha yumuşak davranan, 'açık görüşlü' erkek tipinin oluştuğunu söylüyor. O dönem dahi bu erkeklere karşı çıkan bir kesim olduğunu, çeşitli romanlarda bu erkeklerin züppe olarak remedilip alay konusu yapıldığını belirtiyor. Hiyerarşi değişiyor Türkiye'de erkeklik kavrayışının, hiyerarşinin değiştiğini belirten uzmanlara göre egemen erkeklik sorgulanıyor ve hiyerarşinin alt katmanlarında bulunan homoseksüel erkekler yavaş yavaş yukarı doğru tırmanıyor.
Kadınlar ne istiyor?
Erkeklik kavramı tartışılırken en önemli soru kadınların ne istediğinde gizli? Kadınlar ne tür erkek istiyor? Light-maçoluk durumunu istiyorlar. İlginç olan şudur. Yeni erkeği kabullenmek bir trend ama kadınlar hala erkeklerden kendisini korumasını, ona güvenmeyi istiyorlar. Yani erkekler biraz daha kadınlaşsalar dünyanın tadı kalmayacak. Bu sadece Türkiye'de değil, tüm toplumlarda kadınlar melez erkek peşinde. Yani kadınların büyük bölümü erkeklerin güçlerinden vazgeçmelerini istemiyor.
|
|
4
: 30 Ağustos 2010, 20:50:53
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
genelllikle biri senin yaralarını kanatıyor farkında olmadan, sen bir başkasının yarasını...içimize akıtıyoruz gözyaşlarımızı kimseler görmesin güçsüzlüğümüzü diye... kendimizle o kadar meşgulüz ki kendimize öyle bir kavga halindeyiz ki hayat kavgası diye tanımladığımız gözlerimize kara perdeler çekilmiş sanki ,başkalarının yaralarını deştiğimizi görmemek için!!! kendimize yanarken biz, bir başkasının acısını görmeyi bekleriz kendimizi unutmak için .
not: bu gün siyah olsun rengi günün ,yüreğim gibi...BEN GİBİ
|
|
5
: 30 Ağustos 2010, 20:49:57
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
Susarız… Hayata karşı bir susuştur bu kez yaşanan… Bizi can evimizden vuran bir kayıp, yaşanan büyük bir acı, ölesiye bir çaresizliktir yaşadığımız…bütün sözcüklerin anlamını yitirdiği bir yerdeyizdir… Belki de boş gözlerle, algılamadan bir seyirdir yaşadıklarımız, o noktada ve belki de amacı ve beklentisi olmayan, bir mesaj kaygısı taşımayan ve hedefi olmayan tek susuştur yaşadığımız…
|
|
6
: 30 Ağustos 2010, 20:49:16
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
Nasıl
gerçeklerden kaçmak için yaptığımız o küçük kaleler de olmasa nereye sığınırız. acımızla yüzleşmemek için vurdumduymazlık kalesine sığındığımız da bizleri çok acımasız , hatta duygusuzlukla suçlayanlar oluyor. tabi bu sözler sadece o kalenin duvarlarına çarpıyor , geri dönüyor .. vurdumduymazlığımızda olmasa içimizde kanayan yaralarmızı nasıl durdururuz?
|
|
7
: 30 Ağustos 2010, 20:48:46
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
Bir sınavdır hayat bir sınavdır hayat iyi yada kötü mutlaka sonlanan çoktan seçmeli sınav. iş ve aşkta çoktan seçmelidir .oysa biz hep tek şıkkı işaretleriz ve doğru bu değildi dediğimizde , zaman çoktan bitmiştir.pişman olduğumuzda geri dönüşün bir anlamı kalmaz. değiştiremeyiz artık o şıkkı. doğduğunuz şehir, sahip oldığunuz aile tek cevaplı sorulardır değil mi? değiştirme şansı bile olmayan tek cevaplık sorular.... dostluklarsa boşluk doldurmadır bu hayatta! boşluğuna başka hiç bir şeyin yakışmadığı ... başka birini koyduğunuzda bütün anlamını ve güzelliğini yitirdiği .... çoktan seçmeli hayatınızda doğru şıkları bulmanız dileğiyle...
|
|
8
: 30 Ağustos 2010, 20:48:13
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
birşeyleri yapmamak için hemen bahaneler üretiyoruz.herşeye bahane üretirken çözümleri tükettiğimizin farkında mıyız? kendimize, sevdiklerimize yeterince zaman ayırmayıp ,hatırlarını sormadan,gerçek anlamda zor zamanlarında onun yanında olduğumuzu hissettirmeden , mutlu etmeden ne kazanıyoruz .bunları yapmamak için geçerli bahanemiz; zaman mı buluyoruz ki yapalım.- zamanım olsa neler yapmam -hepimiz bunu defalarca söylemişizdir. yarın o vazgeçemediğimiz çok büyük bahaneleri bir kenara bırakmaya ne dersiniz...bakalım neler değişecek bir günlükte olsa
|
|
9
: 30 Ağustos 2010, 20:47:27
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
Hani bazen söylemekten kaçtığımız sözler vardır. gerçek oldukları için karşımızdakinin incinmesinden korktuğumuz . canımız kadar sevdiğimiz kişinin canını acıtan bizim sözlerimiz olmasın diye bekleriz... beklemekten yorulmayız da ... çünkü o böyle mutludur gölge düşürmek istemeyiz gülüşlerine. gerçeğin acı gölgesini! fakat öyle anlar gelir ki dök eteğindeki taşları kaybedecek neyin var?nasılca acıyacak canı dediğimiz anlar.. korktuğumuz kadar etkilemez sözlerimiz karşımızdakini... yada öyle çok beklemişizdir ki öyle çok gizlemişizdir ki artık anlamını yiitirmiştir onun için..
|
|
10
: 30 Ağustos 2010, 20:46:34
|
|
Başlatan ~~X~~ - Son mesaj Gönderen: ~~X~~
|
|
geçmişi geçmişte bırakmaya niyetlendiğiniz oldumu hiç ,bunu başarabildiniz mi peki?? baraşızlığınızla yüzleşince kendinizi nasıl hissettiniz? aslında o geride bıraktığınız geçmişin yakanıza yapışmış bir iz olarak hep yanınızda oldunu anladığınızda ne yapmaya karar verdiniz? neyse .. her neyse iştee ....
|
|